ÖMER SEYFETTİN (KLASİK VAKA-OLAY ÖYKÜ) HAYATI ESERLERİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Yukarı ÖMER SEYFETTİN (KLASİK VAKA-OLAY ÖYKÜ) HAYATI ESERLERİ

Mesaj tarafından Atirpan Bir Çarş. Kas. 07, 2007 10:15 pm



(28Şubat 1884,gönen/Balıkesir-ölm.6 Mart1920.İstanbul)
İlköğretimine Gönende başladı.1892'den sonra İstanbul' da sürdürdü.Eyüp sultan Baytar Rüştiyesini (veteriner okulunu)bitirdikten sonra Edirne Askeri İdaresini (Lisesini)okudu.İstanbul 'da
Harbiye Mektebini1903'tebitirerek teğmen rütbesiyle İzmir Redif Birliğinde görev aldı.1907'de İzmir jandarma okulunda öğretmen oldu.Meşrutiyet'ten sonra 1908'de üsteğmen olarak Selanik'teki 3.Ordu Merkezi'ne gönderildi.Ertesi yıl Makedenyo sınırındaki bir köyde görevlendirildi.1911'de ordudan ayrılarak Selanik'e yerleşti.Balkan savaşının başlamasıyla yeniden orduya çağırıldı.Sırp ve yunan cephelerinde savaştı.Yanga Kalesi'nin savunmasında Yunanlılara tutsak düştü .(1913). Serbest bırakılınca İstanbul'a gelerek Kabataş Lisesinde öğretmenliğe başladı.1917-1918 yıllarında İÜ'de kurulan Tedkikat-1 Lisaniyye Encümeni(dil inceleme Komüsyonu)üyeliğinde bulundu.35 yaşındaşeker hastalığına yakalandı.Kısa öykü türünün ilk başarılı örneklerini vermiş.dilde sadeleşme hareketinin öncülüğünü yapmış olan Ömer Seyfettin yazıya şiirle başladı. İlk şiiri "Hiss-i Müncemid" 1900'deMecmua-i Edebiyye'de ilk öyküsü "ihtiyarın Tenezzühü" ise sabah gazetesinde 1902'de çıktı.Edirne'de öğrençiyken yazmaya başlayan yazar İzmir ve Makedonya da bulunduğu sırada çeşitli gazete ve dergile şiir, öykü ve makale yazdı. Asıl ününü Genç kalemler derğisindeki yazarlarıyla yaptı. Derginin ilk satısında yayınladığı "Yeni Lisan" başlıklı imzasız makalesi Milli Edebiyat akımının başlangıcı sayıldı. Halkın konuştuğu dilde,anlaşılır,yalın anlatımıyla yazdığı kısa öyküleri,Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp'in yürüttükleri Milli Edebiyat akımının başarılı örnekleri oldu. O yıllarda Osmanlıcılık,Batıcılık,Türkçülük gibi akımlar tartışılıyordu.Ulusçu, halka doğru yönelişler ağırlık kazanılıyordu. buna koşut olarak edebiyatta da ulusal kaynaklara da dönme düşüncesi yaygınlaşmaya başladı.Tanzimat'tan beri süregelen dilde sadeleşme bu düşünce ile benimsendi.İşte Ömer Seyfettin makaleleriyle halkın anlayacağı bir dilden yazmayı savunurken öykülerinde örnekler verdi.Bu yıllarda Ömer Seyfettin'in etkilendiği ve beslendiği kaynaklara eğildiğimizde Ziya Gökalp,in yanında İzmir yılarında Baha Tevfik,Mehmet Necip, Yakup Kadri, Şehabettin Süleyman gibi yazarlarla ilşki kurmasının düşün dünyasını zenginleştirdiğini görmekteyiz .Fıransız Edebiyatını yakından izlemiş, Maupassant, Emil Zola'dan etkilenmiştir. 1909-1913'te Makedonya!daBalkanlar'daki ulusal kurtuluş mücadelesini yakından görmesi onun ulusal bilince ulaşma düşüncesini oluşturmuştur.Bu yıllardaTürkçülük anlayışını destekleyen öyküler yazmıştır.1917-1920 yıllarında yazdığı öykülerde toplumsal eleştiri ve tartışma vardır.Son dönem öykülerinde ise gülmeceye ağırlık verdi.Ömer Seyfettin öykülerinde "betimleme,ruhsal çözümlemelerin yerini "olay"lar alır.Öykülerini kişi-çevre-olay üzarine kurmuştur.Serim-düğüm-sonuç bölümlemesine göre geliştirir.Folklordan ve halk edebiyatından yararlanır."Çok sayıda öykülerinin yanında üçde roman yazmıştır.Edebiyatımızda öykü geleneğinin oluşmasının temel taşlarından olan Ömer Seyfettin savaş sonrası yıllarında umutsuzluk ve karamsarlık içinde yaşayan insanlara iyimserlik aşıladı,umut verdi.
1991'den beri Türk Edebiyatı Vakfı ile Gönen Belediyesi ortaklaşa "Ömer Seyfettin Hikaye Ödülü" yarışması düzenlenmektedir.
YAPITLARI:
Sağlığında Çıkan Kitapları: Ashab-ı Kehfimiz(1918),Efruz Bey(roman,1919),Harem(1918)
Ölümünden Sonra hikayeleri Bilgi Yayın Evi'nce konu benzerlikleri esas alınarak 1970-1973'te şu on kitaplık dizide toplandı: Efruz Bey,Kahramanlar,Bomba,Harem,Yüksek Ökçeler,Kurumuş Ağaçlar,Yalnız Efe,Falaka,Aşk Dalgası,Beyaz Lale,Gizli Mabed,Ömer Seyfettin'in Şiirleri(Fevziye Abdullah Tansel tarafından derlendi,1972),Yergi,Nükte ve Fıkralarıyla Ömer Seyfettin (M.Sabri Koz,1984).




ESERLERİ


Seçme Hikayeler ve Yalnız Efe
Pembe İncili Kaftan
Kaşağı
Gizli Mabet
Beyaz Lale
Diyet
Bir Çocuk Aleko
Perili Köşk
Forsa
Efruz Bey
Memlekete Mektup
Bomba - Primo Türk Çocuğu - Nakarat - Hürriyet Bayrakları
Topuz
Kütük
Bütün Hikayeleri -2-
Ant
Yüzakı
Eski Kahramanlar Pembe İncili Kaftan Başını Vermeyen Şehit, Topuz, Forsa, ferman
Harem
Büyücü
Dil Konusunda Yazılar Bütün Eserleri 13
Yaşasın Dolap Bütün Eserleri 17
Bahar ve Kelebekler
Olup Bitenler, Toplumsal Yazılar, Kadınlar ve Çocuklar, Eğitim ve Uygarlık, Dedikodu Fıkraları, Anı Defterinden Bütün Eser
Doğduğum Yer Bütün Eserleri 13 Şiirler, Mensur Şiirler, Fıkralar
Türklük Üzerine Yazılar
Yüksek Ökçeler
Ferman
Mahcupluk İmtihanı
İlk Düşen Ak Hikâyeler
Asilzadeler
Sanat ve Edebiyat Yazıları
Başını Vermeyen Şehit
Üç Nasihat
Tarih Ezeli Bir Tekerrürdür (1910)
harem (1918)
Efruz Bey (1919)

ÖYKÜLERİ :

Kahramanlar
Bomba
Harem
Yüksek Ölçeler
Yüzakı
Yalnız Efe
Falaka
Aşk Dalgası
Beyaz Lale
Gizli Mabet


En son tarafından Çarş. Kas. 07, 2007 10:34 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi
avatar
Atirpan
Yönetici
Yönetici

Kadın
Mesaj Sayısı : 478
Yaş : 94
Nerden : izmir
Kayıt tarihi : 25/10/07

Kullanıcı profilini gör http://edebiyatsever.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Yukarı ÖMER SEYFETTİN

Mesaj tarafından Atirpan Bir Çarş. Kas. 07, 2007 10:20 pm

Vikipedi, özgür ansiklopedi







Ömer Seyfettin

Doğumu:
11 Mart 1884
Gönen, Balıkesir

Ölümü:
6 Mart 1920
İstanbul

Mesleği:
Şair

Milliyeti:
Türk

Akım:
Türkçülük

İlk eseri:
Ashab-ı Kehfimiz (1918)

Etkilendikleri:
Ziya Gökalp
Ömer Seyfettin (1884-1920) Türk yazar, asker ve öğretmen. Türk öykücülüğünün kurucu ismidir. Ayrıca edebiyatta Milliyetçi akımın kurucularındadır, Türkçe'de sadeleşmenin savunucusudur. Kısa ömrüne çok sayıda eser sığdırmıştır. En en tanınan eseri "Kaşağı" isimli öyküsüdür.
1884 yılında Gönen'de (Balıkesir) doğdu. Yüzbaşı Ömer Şevki Bey'le Fatma Hanım'ın ikisi küçük yaşlarda ölen dört çocuğundan birisidir. Öğrenimine Gönen'de bir mahalle mektebinde başladı. Ömer Şevki Bey'in görevinin nakli dolayısıyla Gönen'den ayrılan aile İnebolu ve Ayancık'tan sonra İstanbul'a geldi.
Ömer Seyfettin, önce Mekteb-i Osmanî'ye, 1893 ders yılı başında da Askerî Baytar Rüştiyesi'ne kaydedildi. Bu okulu 1896'da tamamlayarak Edirne Askerî İdadîsi'ne devam etti. 1900'de İdadî'yi bitirerek İstanbul'a döndü. Burada Mekteb-i Harbiye-i Şahâne'ye başladı. 1903 yılında Makedonya'da çıkan karışıklık üzerine "Sınıf-ı müstacele" denilen bir hakla imtihansız mezun oldu.
Ömer Seyfettin, mezuniyetten sonraPiyade Asteğmeni rütbesiyle, merkezi Selanik'te bulunan Üçüncü Ordu'nun İzmir Redif Tümeni'ne bağlı Kuşadası Redif Taburu'na tayin edildi. 1906'da İzmir Jandarma Okulu'na öğretmen olarak atandı. Bu, Ömer Seyfettin için önemlidir; zira bu vesileyle İzmir'deki fikrî ve edebî faaliyetleri takip edecek ve bunlar içerisinde yer alan gençlerle tanışacaktır. Nitekim batı kültürünü tanıyan Baha Tevfik'ten Fransızca bilgisini artırmak için teşvik gördü; Necip Türkçü'den ise sade Türkçe ve millî bir dille yapılan millî edebiyat konusunda önemli fikirler aldı.
Ömer Seyfettin Ocak 1909'da Selanik Üçüncü Ordu'da görevlendiridi. Selanik'te çıkmakta olan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi Akil Koyuncu'nun istek ve ısrarı üzerine Genç Kalemler}e çevrildikten sonra 11 Nisan 1911'de Ömer Seyfettin'in Yeni Lisan isimli ilk başyazısı imzasız olarak yayımlandı.
Genç Kalemler yazı heyetini oluşturanlar Balkan Savaşının başlaması üzerine dağılmak zorunda kaldı. Ömer Seyfettin yeniden orduya çağrıldı, Yanya kuşatmasında esir düştü. Nafliyon'da geçen 1 yıllık esareti sırasında sürekli okumuştu. "Mehdi", "Hürriyet Bayrakları" gibi hikâyelerini bu dönemde yazdı. Hikâyeleri Türk Yurdu'nda yayımlandı. Esareti süresince gerek okuyarak, gerekse yaşayarak yazarlık hayatı için önemli olacak tecrübeler kazandı.
Ömer Seyfettin 1913'te esareti bitince İstanbul'a döndü. Askerlikten ayrıldı, yazarlık ve öğretmenlikle hayatını kazanmaya başladı. Türk Sözü dergisinin başyazarlığına getirildi ve burada Türkçü düşüncenin sözcülüğünü yapan yazılar yazdı. 1914 yılında Kabataş Sultanisi'nde öğretmenlik görevine başladı ve bu görevini ölümüne kadar sürdürdü.
1915'te İttihat ve Terakki Fırkası ileri gelenlerinden Doktor Besim Ethem Bey'in kızı Calibe Hanım'la evlenmiştir. Bu evlilik Güner isimli bir kız çocuğuna rağmen bozulunca tekrar yalnızlığına döndü.
1917'den ölüm tarihi olan 6 Mart 1920'ye kadar geçen zaman birçok acı ve sıkıntıya rağmen verimli bir hikâyecilik dönemini içine alır. Bu dönemde 10 kitap dolduran 125 hikaye yazdı. Hikâye ve makaleleri Yeni Mecmua, Şair, Donanma, Büyük Mecmua, Yeni Dünya, Diken, Türk Kadını gibi dergilerle Vakit, Zaman ve İfham gazetelerinde yayımlandı. Bir yandan öğretmenlik yapmayı sürdürdü.
Hastalığı 25 Şubat 1920'de artınca yazar [4 Mart]]'ta hastahaneye kaldırıldı. 6 Mart 1920'de hayata gözlerini yumdu. Önce Kadıköy Kuşdili Mahmut Baba Mezarlığı'na defnedilir. Daha sonra mezarı buradan yol geçeceği veya tramvay garajı yapılacağı gerekçesiyle 23 Ağustos 1939'da Zincirlikuyu Asri Mezarlığı'na nakledildi.
En yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem, onun hayatını ve mizacını anlatan, en kuvvetli hikayelerin içeren Ömer Seyfettin ve Hayatı adlı bir kitap yazdı ve bu kitap 1935 yılında yayımlandı. Kısa bir süre sonra da bütün hikayeleri bir kitap serisi halinde basılmıştır ve bu hikayler günümüzde de sevilerek okunmaktadır
avatar
Atirpan
Yönetici
Yönetici

Kadın
Mesaj Sayısı : 478
Yaş : 94
Nerden : izmir
Kayıt tarihi : 25/10/07

Kullanıcı profilini gör http://edebiyatsever.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz