DİL BİLGİSİ KONULARI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Yukarı DİL BİLGİSİ KONULARI

Mesaj tarafından Atirpan Bir Ptsi Kas. 19, 2007 10:19 pm

ANLATIM BOZUKLUKLARI

Bu alanda sorulan sorular değişik özellikler gösterir. Bazen bir cümle verilir ve “Bu cümledeki anlatım bozukluğu nasıl giderilir?” diye sorulur, bazen de “Aşağıdakilerden hangisinde anlatım bozukluğu vardır?” şeklinde sorulur.

Anlatım bozukluklarını anlama ve yapıya dayalı bozukluklar olmak üzere iki grupta toplayabiliriz:

1. Anlama dayalı bozukluklar
Bu bozuklukları birkaç bölüme ayırarak inceleyebiliriz.
• Gereksiz sözcük kullanılması
• Cümlede belirsizlik bulunması
• Birbiriyle çelişen ifadelerin bulunması
• Sözcüğün anlamca cümleye uymaması
• Sözcüklerin yanlış eyleme bağlanması
• Mantık hatasının olması
• Deyimin yanlış anlamda kullanılması
• Sözcüğün yanlış yerde kullanılması
• Bazen de bu belirsizlik noktalama işaretleriyle giderilir.
Örneğin;
“Yaşlı adamın yüzüne dalgın dalgın baktı.”
cümlesinde “dalgın dalgın” bakanın “yaşlı” olduğunu belirtmek için, “yaşlı” dan sonra virgül gelmelidir. Aksi takdirde “yaşlı” sözü adam isminin sıfatı olacaktır.

• Cümlede gereksiz sözcük kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.
Bir cümlede gereksiz sözcük bulunduğunu anlamak için, sözcük cümleden çıkarılır. Bu durumda cümlenin anlam ve anlatımında bir bozulma oluyorsa o sözcük gerekli, olmuyorsa gereksizdir.

“Herkesi eleştirip tenkit etmek bize hiçbir yarar sağlamaz.”
cümlesinde “eleştirip” sözcüğünün verdiği anlamla “tenkit etmek” sözcüğünün verdiği anlam aynıdır. Öyleyse bu cümlede “eleştirip” sözü gereksizdir. Cümleden çıkarılmalıdır.

“İki kardeşten en küçüğü arkadaşımdı.”
“Bilgili insanlardan yararlanmayı, istifade etmeyi bilmeliyiz.”
cümlelerinde altı çizili sözcükler gereksizdir.

• Bir cümlenin anlamı içinde bulunan başka bir sözü cümlede kullanmak da gereksiz sözcük kullanımına girer.

Cümlede böyle bir sözcük varsa, o cümle de anlatım bakımından bozuktur.
“Böyle yüksek sesle bağırmana gerek yok, sağır değilim.”
cümlesinde “bağırmak” zaten yüksek sesle konuşmak anlamındadır. Öyleyse bu sözün anlamı içinde bulunan “yüksek sesle” sözüne gerek yoktur.

• Cümlede belirsizlik varsa, o cümle iyi bir cümle değildir.
Bu belirsizlik mutlaka giderilmelidir.
Örneğin;
“Geleceğini babamdan öğrendim.”
cümlesinde “geleceğini” sözü belirsizdir. Çünkü kimin geleceği belli değil. “Onun geleceği” de olabilir; “senin geleceğin” de olabilir. Bu belirsizlik giderilmeli ve sözcüğün kime ait olduğu belirginleştirilmelidir.
• Bazı eylemler olumlu durumlarda, bazıları olumsuz durumlarda kullanılır. Eylemin anlamca yanlış yerde kullanılması da anlatım bozukluğuna yol açar.
Örneğin;
“Bana yardım ederek, işi kısa sürede bitirmeme neden oldu..”
cümlesindeki “neden olmak” eylemi daima olumsuz anlamlar verecek biçimde kullanılır. Oysa işin kısa sürede bitirilmesi olumlu bir durumdur. Öyleyse “neden oldu” sözü bu cümlede yanlış kullanılmıştır. Bunun yerine cümle “...bitirmemi sağladı.” şeklinde bitirilebilir.

• Bazı cümlelerde mantık hatasının bulunması da o cümlenin anlatımını bozar.
Örneğin;
“Bırakın patates doğramayı yemek bile yapamaz o.”
cümlesinde “bırakın” sözcüğünün cümleye kattığı anlamdan dolayı sanki patates doğramak yemek yapmaktan daha önemliymiş gibi görülüyor. Bu yanlışın düzeltilmesi için cümle,
“Bırakın yemek yapmayı, patates bile doğrayamaz o.”
şeklinde söylenmelidir.

• Bazen sözcüklerin bağlandığı ortak eylemler de anlatımda bozukluğa yol açar.
Örneğin;
“Bu davranışıyla bize yarar mı sağladı zarar mı belli değil.”
cümlesinde “yarar” ve “zarar” sözcükleri “sağladı” eylemine bağlanmıştır. Ancak “yarar sağlamak” doğru olsa bile, “zarar sağlamak” doğru değildir. Cümle;
“Bu davranışıyla bize yarar mı sağladı, zarar mı verdi belli değil.”
şeklinde söylenmelidir.

• Bu, bazen öğelerin eyleme bağlanmasında da görülür.
Örneğin;
“Ayağına ayakkabı, omzuna şal, üzerine pardesü giyip dışarı çıktı.”
cümlesinde “ayakkabı, şal ve pardesü” sözcükleri “giymek” eylemine bağlanmıştır. Oysa şal giyilmez, atılır.

• Cümlede deyimin yanlış yerde kullanılması da cümlenin anlamını bozar.
“Öğretmenin anlattığı konu tüm öğrencilerin dikkatini çekmişti. Herkes kulak kabartmış, öğretmeni dinliyordu.”
cümlesinde “kulak kabartmış” yanlış kullanılmıştır. Çünkü “kulak kabartmak” fark ettirmeden dinlemek anlamındadır. Burada “kulak kesilmek” deyiminin kullanılması gerekirdi.

• Bazı sözcüklerin anlamları birbirine karıştırılabilir. Cümledeki sözcüklerin anlamına da dikkat edilmelidir.
Örneğin;
“Çocukların birbiriyle uygunluk içinde olmaları beni sevindirdi.”
cümlesindeki “uygunluk” sözü yanlış anlamda kullanılmıştır. Çünkü burada “uyum” sözü kullanılmalıdır.

• Bazen sözcük doğrudur ancak cümlede bulunduğu yer doğru değildir.
Örneğin;
“Yeni elbisemi giymiştim ki kapı açıldı.”
Cümlesinde “yeni” sözünün yeri anlatımda bozukluğa yol açmıştır. Çünkü burada söylenmek istenen, elbisenin yeniliği değil, giymenin yeni yapıldığıdır. Öyleyse cümle;
“Elbisemi yeni giymiştim ki kapı açıldı.” şeklinde olmalıdır.

• Aynı anlama gelen ek ve sözcüklerin bir arada kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.
Örneğin;
“Onun beni sevmemesinin nedeni, fikirlerini benimsememiş olmamdandır.”
cümlesinde “nedeni” sözcüğü bir olayın sebebini anlatıyor. Ayrıca “olmamdandır” sözündeki “-dan” eki de neden anlamı veren bir ektir. İkisinin bir arada bulunması cümlenin anlatımını bozmuştur. Cümle,
“Onun beni sevmemesinin nedeni, fikirlerini benimsememiş olmamdır.”
şeklinde düzeltilebilir.
Anlatım bozukluklarının anlama dayalı olanlarını anlattık. yapıya dayalı anlatım bozukluklarını anlatacağız. Bu tür bozukluklar daha çok, Türkçe’nin kurallarıyla ilgili olduğundan, soruları çözebilmek için dilbilgisi kurallarının iyi bilinmesi gerekir. Bu tür bozukluklar şu şekilde sıralanabilir:

• Öğe eksikliğinin bulunması
• Özneyle yüklem arasında olumluluk-olumsuzluk uyumsuzluğunun bulunması
• Özneyle yüklem arasında tekillik-çoğulluk açısından uyumsuzluğun bulunması
• Özneyle yüklem arasında şahıs yönünden uyumsuzluğun bulunması
• Tamlama uyumsuzluğunun bulunması
• Ek uyumsuzluğunun bulunması
• Etken-edilgen fiillerin bir arada bulunması
• İsim cümlelerinde ekfiilin ortak kullanılması


Cümlede, kullanılması gereken bir öğenin bulunmaması, anlatım bozukluğuna yol açar. Bu, daha çok ortak kullanılan öğelerde görülür. Çünkü Türkçe’de her fiil, öğeleri aynı eklerle kendine bağlamaz.

Örneğin;
“Kardeşini yanına çağırdı, bir şeyler söyledi.”
cümlesindeki öğeleri inceleyelim: “Çağırdı” ve “söyledi” yüklemdir. Çağrılan ve söylenen kişi ise “kardeşi” dir. Yani “Kardeşini” öğesi her iki yüklemin ortak öğesidir. Bu ortak öğeyi yüklemlerle kullanalım. “Kardeşini çağırdı” doğrudur; ancak “kardeşini bir şeyler söyledi.” denmez, “kardeşine bir şeyler söyledi.” olmalı. “Kardeş” sözcüğünü iki kez kullanmamak için “ona” da diyebiliriz.

Başka bir örnek verelim:
“Arkadaşlarını pek sevmez, hatta çoğu zaman nefret ederdi.”
cümlesinde, sevmediği kişiler ile nefret ettiği kişiler aynıdır, yani “arkadaşları” ortak öğedir. Ancak “arkadaşlarını sevmez” dense de “arkadaşlarını nefret ederdi.” denmez; “arkadaşlarından nefret ederdi.” denmeli ya da onun yerine geçen “onlardan” sözü kullanılmalıdır.
Görüldüğü gibi bu tür bozukluklar daha çok sıralı cümlelerde görülüyor, ancak bileşik cümlelerde de bu tür öğe eksiklikleri görülebilir.

Türkçe’de bazı özneler olumlu, bazıları olumsuz anlamlar verir. Buna göre yüklemlerin de olumlu, olumsuz çekimlenmesi gerekir.
Örneğin;
“Hiç kimse okula gelmedi, geziye gitti.”
cümlesinde gelmeyen ve gidenler aynı kişiler, ancak “hiç kimse” olumsuz bir öznedir ve yüklemi daima olumsuz çekimlenir. Oysa “gitti” olumlu bir çekimdir. Yani ikinci cümle özneyle uyum sağlamamıştır. Buna “hepsi” şeklinde bir özne getirilmelidir.

Gerçi bu, sadece özneyle ilgili bir durum değildir. Bu tür sözcükler başka öğe durumunda bulunduklarında da yüklem aynı özelliği gösterir.
Örneğin;
“Öğretmenimiz hiçbirimizi azarlamaz, çok severdi.”
cümlesinde, yine “hiçbirimizi” olumsuz olduğundan “hiçbirimizi severdi” şeklinde kullanılmaz; “hepimizi severdi” olmalıdır.

Cümlede öznenin ifade ettiği şahıslarla yüklemin bildirdiği şahıs arasında bir uyum olmalıdır.

Özne birinci tekil, ikinci tekil (ben, sen); birinci tekil, üçüncü tekil (ben, o); birinci tekil, ikinci çoğul, (ben, siz); birinci tekil, üçüncü çoğul (ben, onlar) şahıslardan oluşuyorsa yüklem, daima birinci çoğul şahısa göre çekimlenir.
“Bu işi ancak ben ve sen halledebiliriz.”
“Dışarıda sadece ben ve o küçük çocuk kalmıştık.”
“Ben ve siz yarışmada eşit durumda değildik.”
“Ben ve birkaç yaşlı adam, kahvede uzun bir sohbete dalmıştık.”
cümleleri buna örnek gösterilebilir.

Eğer özne ikinci tekil ve üçüncü tekil (sen, o); ikinci tekil ve ikinci çoğul (sen, siz); ikinci tekil ve üçüncü çoğul (sen, onlar); şahıslardan oluşuyorsa, yüklem ikinci çoğul şahısa göre çekimlenir. Ancak ikinci tekil ve birinci çoğul (sen, biz) şahıslar özne olursa yüklem birinci çoğul şahısa göre çekimlenir.
“Sen ve annen burada ne yapıyordunuz?”
“Sen hatta hepiniz bu konuda suçlusunuz.”
“ Sen ve buradaki konukların, bize yarın gelebilirsiniz.”
"Galiba sonunda senle biz aynı sonuca ulaştık.”
cümleleri buna örnektir.

Öznenin insan ya da başka varlıklar olması da yüklemin tekil veya çoğulluğunu etkiler. Eğer özne bitkiler, hayvanlar, cansız varlıklar ya da soyut kavramlarsa, yüklem daima tekil olur. İnsanlar çoğul özne olduğunda ise yüklem tekil veya çoğul olabilir.
“Kuşlar dallara kondular.” değil “Kuşlar dallara kondu.”
“Sevgiler gizli kaldıkça güzelleşirler.” değil “güzelleşir.” olacak.
“Çocuklar geldi.” şeklinde de doğrudur, “Çocuklar geldiler.” de.

Bazen özneyle yüklem arasındaki uyumsuzluk, öznenin anlamından kaynaklanır.
Örneğin;
“Nüfus sayımı bu yıl yapıldı, bir hayli artmış.”
cümlesinde “yapıldı” yükleminin öznesi “nüfus sayımı”dır, “artmış” yükleminin öznesi ise “nüfus” olacaktır. Ancak cümlede “nüfus” diye bir özne yoktur. Sanki nüfus sayımı, “artmış” yükleminin öznesi olmuştur. Bu ise anlamca uygun değildir.

Sıfat ve isim tamlamalarının aynı tamlanana bağlanması anlatım bozukluğuna yol açar. Çünkü isim tamlamalarında tamlanan iyelik eki aldığı halde sıfat tamlamalarında tamlanan ek almaz. Dolayısıyla tamlananlar, niteliği farklı olduğundan, ortak kullanılamaz.

Örneğin;
“Kaza yerine birçok askeri ve polis aracı geldi.”
cümlesinde “araç” sözü hem “askeri” hem “polis” sözcüklerinin tamlananı durumundadır. Ancak “polis aracı” isim tamlamasıdır ve tamlanan iyelik eki almıştır. “Askeri” sözcüğü ise sıfat olabilecek bir sözcüktür ve “askeri araç” şeklinde sıfat tamlaması yapar; tamlanan da ek almaz. Dolayısıyla araç sözcüğü ortak tamlanan olarak kullanılamaz. Cümle;
“Kaza yerine birçok askeri araçla polis aracı geldi.”
şeklinde olmalıdır.

Burada ayrıca sıfat tamlamalarında görülen bir özelliği de ifade edelim. Türkçe’de sıfatlar çoğul anlam verirse isimler çoğul eki almaz. Bu özellik genellikle belgisiz sıfatlarda görülür.
Örneğin;
“Geceye birçok davetliler katıldı.”
cümlesinde “birçok” sıfatı çoğul bir anlam verdiği halde davetliler sözü de çoğul eki almıştır. Cümleden çoğul eki çıkarılmalıdır.

Cümlede eklerin eksik kullanılması cümlenin anlatımını bozar.
Örneğin;
“Her ülke, dünya devletleri arasında önemli bir yer edinmek için, ekonomik açıdan gelişmesi gerekir.”
cümlesinde “gelişmesi” sözcüğündeki iyelik ekinin, sözcüğü nereye bağladığı belli değil; “kimin gelişmesi gerekir?” diye sorarsak “ülkenin” cevabı gelir. Öyleyse “ülke” sözcüğüne ilgi eki (-in) getirilmelidir.

Bazen de bu durumun tersi görülür.
“Sanatçının, topluma yararlı bir kişi olmak için, eserinde mutlaka toplum sorunlarına yer vermelidir.”
cümlesinde “yer veren kim?” sorusuna “sanatçı” cevap verir. Oysa cümlede “sanatçının” denmiş. Ya bu sözcükteki ilgi eki kaldırılmalı ya da yüklem “vermesi gerekir” şeklinde değiştirilmelidir.

Bazı cümlelerde ise sözcükleri birbirine bağlayan ekler yanlış kullanılmıştır.
Örneğin;
“Senin en beğendiğim yanın, derslerine düzenli çalıştığındır.”
Cümlede öğeleri ortak olarak kullanan etken ve edilgen fiiller bir arada bulunmaz.
Örneğin;
“Bütün yemekleri hazırlayıp bir kenara koyulmalıdır.”
cümlesinde “hazırlamak” etken “koyulmalıdır” edilgen fiillerdir. Bunların aynı öğelerle kullanılması bozukluğa yol açmıştır. Cümle;
“Bütün yemekler hazırlanarak, bir kenara koyulmalıdır.”
şeklinde düzenlenirse bozukluk giderilir.
Sıralı isim cümlelerinde ekfiilin kullanılması da bazen bozukluğa yol açar.
Örneğin;
“O yaşlı şair geleneklere bağlı, ama yeniliklere kapalı değildi.”
cümlesinde iki yargı vardır: Şairin geleneklere bağlı olduğu, aynı zamanda yeniliklere de kapalı olmadığı, oysa cümlede “bağlı” sözü yüklem gibi kullanılmadığından “değildi” edatına bağlanıyor ve böylece şairin geleneklere bağlı olmadığı anlamı çıkıyor. Bunu engellemek için “bağlı” sözü “bağlıydı” şekline getirilmelidir.
avatar
Atirpan
Yönetici
Yönetici

Kadın
Mesaj Sayısı : 478
Yaş : 93
Nerden : izmir
Kayıt tarihi : 25/10/07

Kullanıcı profilini gör http://edebiyatsever.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Yukarı KELİME YAZIM KURALLARI

Mesaj tarafından Atirpan Bir Ptsi Kas. 19, 2007 10:41 pm

Türkçe kelimelerin yazılışındaki bazı kurallar

1- Cümle içinde geçen ay ve gün adları küçük harfle yazılır. Belli bir tarihi işaret eden ay ve gün adları büyük harfle yazılır. 29 Mayıs 1453 yılının Salı günü.

2- Milli ve dini bayramlar büyük harfle başlar. Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Cumhuriyet Bayramı.

3- Belli günlerin isimleri cümle içinde oldukları zaman büyük harfle başlanılarak yazılır. Anneler Günü, Nevruz, Tiyatro Günü.

4- Milletlerin, boyların, oymakların, dil ve lehçelerin adları büyük harfle başlar. Türk, Kırgız, Tatar, Alman, Türkçe, Almanca, Hintçe, Latince.

5- Din ve mezhep adları da büyük harfle başlar. Müslüman, İslamiyet, İslamlık, Hristiyan, Katolik.

6-Akrabalık adları bildiren kelimeler küçük harfle yazılır. Sevgili kardeşim, Ayşe teyze, Saim amca.

7- Mektuplardaki hitap cümlelerinde ilk kelime büyük harfle başlar, ondan sonrakiler özel isim değilse küçük devam eder. Değerli dayıcığım, Sevgili kardeşim.

8- Resmi yazılarda hitapların birinci kelimesi ve ondan sonra gelen isim soylu kelimeler büyük harfle başlar. 'Sayın Başkan, Sayın Müdür. 9- Levhalar ve açıklama yazıları büyük harfle başlar. Levha yazıları birkaç kelimeden oluştuğunda ilk kelime büyük harfle başlar. Giriş, Çıkış, Vezne, Doktor, Başkan.

10- Gazete, dergi, kitap adlarının bütün kelimeleri büyük harfle başlar. Özel ada dahil olmayan sözler büyük harfle başlamaz. Milliyet gazetesi, Türk Dili dergisi.

11- Kişi isimleri ve soy isimleri büyük harfle başlar. Mehmet Akif Ersoy, Ziya Gökalp, Cahit Sıtkı Tarancı, Ömer Seyfettin. Unvan ve sayı bildiren isimler büyük harfle başlar. Öğretmen Hüseyin, Profesör Kenan, Dr. Coşkun, Binbaşı Ali, Hamdi Bey, Mustafa Efendi, Zeynep Hanım.

12-Tarihe geçmiş kişilerin belirlenmiş, bilinen unvanları, lakapları da büyük yazılır. Yavuz Sultan Selim, Fatih Sultan Mehmet, Nişancı Mehmet Paşa, Safiye Sultan, Şeyhülislam Esad Efendi, Gazi Osman Paşa, Mimar Sinan.

13- Kişilerin takma adları (mahlas) büyük yazılır. Avni: (Fatih Sultan Mehmet) - Muhibbi: (Kanuni Sultan Süleyman) Tarhan: (Ömer Seyfettin) - Mehmet Ali Sel: (Orhan Veli Kanık) - Aydede: (Refik Halit Karay) - Deli Ozan:
(Faruk Nafiz Çamlıbel) - Baki - Fuzulî - Dertli - Kaygusuz Abdal.

14- Din kavramları içinde geçen özel adlar büyük yazılır. Tanrı, Allah, Cebrail, Zeus. Tanrı kelimesi özel bir ad ola-rak kullanılmadığı zaman küçük yazılır. Eski Yunan tanrıları, ilkel kabilelerin tanrıları.

15-Coğrafya ve astronomi ile ilgili yayınlarda Güneş, Dünya, Ay, Merkür gibi gezegen ve yer isimleri büyük yazılır.

16- Özel coğrafya adları büyük yazılır. İstanbul, Konya, Akdeniz, Uludağ, Kızılırmak, Pınarbaşı, Asya, Avrupa, Güneydoğu Anadolu.

17- Ülke adları büyük harfle başlar, ülke adlarından sonra gelen krallık, halk cumhuriyeti, cumhuriyet gibi kelimeler de büyük harfle başlar. Türkiye Cumhuriyeti, Arnavutluk Halk Cumhuriyeti, Birleşik Arap Emirlikleri, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Çek Cumhuriyeti.

18-Yabancı yer adlarının bitişik veya ayrı yazılışında yabancıların kullandığı biçimlere uyulur. Hyde Park, New York, Buenos Aires, San Marino.

19-Yabancı dağ, tepe, akarsu, göl adlarının yazılışında, yabancı yazılışlara uyulur. Leman, Mississippi, Frie, Mont Bianc. 20- Bazı yabancı şehir, dağ, göl ve akarsuların adları dilimize Türkçe biçimleriyle yerleşmiştir. Türkçe söylenişe uygun bu adlar Türk yazılış kurallarına uygun olarak yazılır. Viyana (Wien), Marsilya (Marseille), Venedik (Venezia),

21-Yer adlarında ilk isimden sonra gelen deniz, göl, nehir, dağ, boğaz vb. tür bildiren ikinci isimler küçük harfle başlar, İstanbul şehri, Marmara denizi, Erciyes dağı, Meriç nehri. Balkaş gölü. Ancak, ikinci isim özel isme dahil ise ve ikisi birden kastedilen kavramı karşılıyorsa, ikinci isim de büyük harfle başlar. Bu halde dağ, deniz ve göl, boğaz, ırmak kelimeleri büyük harfle yazılır. İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı, Beyşehir Gölü, Tuz Gölü, Rumeli Kavağı, Haymana Ovası, Muş Ovası.

22- Yukarıdaki maddede olduğu gibi mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak geçen bu kelimelerin baş harfleri büyük yazılır. Abbasağa Mahallesi, Eminönü Meydanı, Türk Ocağı Caddesi, Kızılay Meydanı.

23-Özel adlardan meydana gelmiş mahalle, meydan, bulvar, cadde ve sokak adları büyük harfle başlayıp ayrı olarak yazılır. Fevzi Çakmak Caddesi, Cemal Nadir Sokağı, Barbaros Bulvarı.

24- Saray, köşk, han, kale köprü, anıt vb. yapı adlannın bütün kelimeleri büyük harfle başlar. Topkapı Sarayı, Çankaya Köşkü, Mostar Köprüsü.

25- Kurum, kuruluş, işletme, kooperatif, okul, birlik, dernek adlannın her kelimesi büyük harfle başlar. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Dış İşleri Bakanlığı, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Millî Kütüphane, Atatürk Hava Limanı, Edebiyat Fakültesi, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu, Toprak Mahsulleri Ofisi, Et ve Balık Kurumu, İstatistik Enstitüsü, Fakirleri Koruma Derneği, Bakanlar Kurulu.

26- Kurum, merkez, bakanlık, üniversite gibi kuruluş bildiren kelimeler, belli bir kurum kastedildiğinde büyük harfle başlar. Bu yıl Meclis yeni döneme erken başladı.

27- Bazı kuruluşların adlarım yazarken yaygınlık kazanmış şekillerine uyulur. Genelkurmay Başkanlığı, Kara Yolları Genel Müdürlüğü, İç İşleri Bakanlığı. Bu isimler kalıplaşmış olduğu için uygulanan biçimleri ile yazılırlar. 28- Kurum ve kuruluş adlarında yer alan kelimeler bazen söz içinde geçebilirler, o zaman küçük harfle yazılmaları
gerekir. Bugün radyo ve televizyon programları iyi değildi.

29- Hukukla ilgili her kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge,genelge adlannın her kelimesi büyük yazılır. Nutuk, Medenî Kanun, Borçlar Hukuku.

30- Özel ad kendi anlamı dışında yeni bir anlam kazanmışsa küçük harfle başlar, hicaz (makam), acemi (tecrübesiz), amper (elektrik akımı şiddet birimi), allahlık (saf, zararsız). Müzikte kullanılan makam ve tür adları küçük harfle başlar. Nihavent, hicazkar, türkü, varsağı.

31 -Yer ve millet adlarıyla kurulan birleşik kelimelerde özel adlar büyük harfle başlar. Antep fıstığı, Brüksel lahanası, Frenk gömleği, Japon gülü.

TÜRKÇE'DE BİTİŞİK VE AYRIK YAZILAN KELİMELER
Bitişik Yazılması Gereken Kelimeler:

1- Birleşen iki kelimede anlam kaymasına uğrayanlar. Hanımeli (bir bitki), kadıngöbeği (bir tatlı), devetabanı (bir bitki), aslanağzı (bir çiçek).

2- Bileşik kelimelerin bir kısmında sesli harf düşmesi meydana gelmiş olanlar. Pazartesi (pazar ertesi), kaynana (kayın ana), niçin (ne için).

3-Pekiştirilmiş sıfatlar. Sapsarı, sipsivri, dümdüz.

4-Yapı bakımından tam olarak birleşmiş, bileşik kelime halini almış bazı
kelime ve deyimler. Zıpçıktı, çıtkırıldım, dedikodu, gecekondu, külbastı.

5- Farsçadan alınan (hane) kelimesi ile yapılan birleşik kelimeler. Kahvehane, çayhane, yatakhane.

6- Dilimizde bulunan bazı kelimeler, etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile birleşirken ses fazlalaşması (kelimeler yabancıdır, asıllarına benzer duruma gelirler) meydana gelir. Affetmek, halletmek, hissetmek.

7- Dilimize yabancı dillerden girmiş, bugün çok kullandığımız bazı kelimeler etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile birleşirken ikinci hecedeki sesli harflerini düşürürler (asılları gibi olurlar). Emir - emretmek, nakil- nakletmek, şükür o şükretmek, sabır -sabretmek.

8- (a-e-ı-i-u-ü) ekleri kullanılarak yapılmış bileşik fiiller. Uyuyakalmak, bakakalmak, yapabilmek, yazıvermek, öle-yazmak.

9- İki veya daha çok kelimeden meydana gelmiş Türkçe yer adları (İI, şehir, köy). Çanakkale, Eskişehir, Pınarbaşı

10- İki veya daha çok kelimeden meydana gelmiş mahalle ve semt adları. Çengelköy, Beşiktaş, Yenimahalle, Sarıyer.

11- Dağ, tepe, akarsu, göl, deniz adları. Uludağ, Kızıldeniz, Karasu, Acıgöl, Aksu.

Ayrı Yazılması Gereken Kelimeler:

1-Sıfatlarda derece göstermeye yarayan (en, daha) gibi zarflar. En güzel, daha iyi, en fazla, daha soğuk vb.

2- İkilemeler, (ikilemeler dilimizde çok geniş yer tutarlar.) Düşe kalka, gide gide, eski püskü, şıpır şıpır, kem küm, allak bullak.

3- İkilemelerden bazıları bugün kullanılmayan kelimelerden meydana gelir. Anlamsız gibi görünen bu kelimelerin zamanında anlamlı birer kelime olduğu bilinmektedir. Bunlar da diğer ikilemeler gibi yazılır. Ev bark, soy sop.

4- (m) ile yapılmış ikilemeler. Dolap molap, kapı mapı, kitap mitap.

5- İsim hal ekleri ile yapılan ikilemeler: iç içe, göz göze, elden ele, yıldan yıla, yan yana.

6- İyelik eki almış ikilemeler. Boşu boşuna, günü gününe.

7- İsimleri tekrarlamak şeklinde yapılan ikilemeler. Akın akın, kucak kucak, takım takım.

8- Sıfatların tekrarlanması ile yapılan ikilemeler: Tatlı tatlı, diri diri, ağır ağır, güzel güzel.

9- Kökü yabancı olup (be) getirilerek söylenen ikilemeler. Öz be öz, ay be ay.

10-Deyimler (Dilimizde çok sık kullanılmaktadır). Yuvasını yapmak, devede kulak, ununu elemiş eleğini asmış, çalım satmak.

11- (Ev, yurt) kelimeleri ile kurulan bileşik kelimeler. Radyo evi, sağlık yurdu, öğrenci yurdu, aş evi.

12- Ardı sıra, peşi sıra, önü sıra, yanı sıra gibi sözler.

13- İki kelimeyi birleştirip bir bileşik kelime yapıldığında her iki kelime de eski anlamını koruyorsa. Arnavut kaldırımı deniz yolu, Tatar böreği, kuru soğan, tahin helvası, tulum peyniri, çam fıstığı, badem şekeri, bağ bozumu.

14- İsim soylu bir kelime ile etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile
yapılan bileşik fiiller. Yarış etmek, borç etmek, gelin olmak, sağ olmak, el etmek,,

15- Yer adlarında kullanılan Batı, Doğu, Güney, Kuzey, Aşağı, Orta, Yukarı, Küçük, Büyük,: Eski, Yeni, iç ve benzeri, kelimeler. Doğu Anadolu, Batı Trakya, Orta Anadolu, Kuzey Amerika, Kuzeydoğu Anadolu,
Uzak Doğu, İç Anadolu, Küçük Çekmece, Büyük Çamlıca, Büyük Menderes
avatar
Atirpan
Yönetici
Yönetici

Kadın
Mesaj Sayısı : 478
Yaş : 93
Nerden : izmir
Kayıt tarihi : 25/10/07

Kullanıcı profilini gör http://edebiyatsever.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Yukarı KELİME YAZIM KURALLARI

Mesaj tarafından Atirpan Bir Ptsi Kas. 19, 2007 10:41 pm

Türkçe kelimelerin yazılışındaki bazı kurallar

1- Cümle içinde geçen ay ve gün adları küçük harfle yazılır. Belli bir tarihi işaret eden ay ve gün adları büyük harfle yazılır. 29 Mayıs 1453 yılının Salı günü.

2- Milli ve dini bayramlar büyük harfle başlar. Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Cumhuriyet Bayramı.

3- Belli günlerin isimleri cümle içinde oldukları zaman büyük harfle başlanılarak yazılır. Anneler Günü, Nevruz, Tiyatro Günü.

4- Milletlerin, boyların, oymakların, dil ve lehçelerin adları büyük harfle başlar. Türk, Kırgız, Tatar, Alman, Türkçe, Almanca, Hintçe, Latince.

5- Din ve mezhep adları da büyük harfle başlar. Müslüman, İslamiyet, İslamlık, Hristiyan, Katolik.

6-Akrabalık adları bildiren kelimeler küçük harfle yazılır. Sevgili kardeşim, Ayşe teyze, Saim amca.

7- Mektuplardaki hitap cümlelerinde ilk kelime büyük harfle başlar, ondan sonrakiler özel isim değilse küçük devam eder. Değerli dayıcığım, Sevgili kardeşim.

8- Resmi yazılarda hitapların birinci kelimesi ve ondan sonra gelen isim soylu kelimeler büyük harfle başlar. 'Sayın Başkan, Sayın Müdür. 9- Levhalar ve açıklama yazıları büyük harfle başlar. Levha yazıları birkaç kelimeden oluştuğunda ilk kelime büyük harfle başlar. Giriş, Çıkış, Vezne, Doktor, Başkan.

10- Gazete, dergi, kitap adlarının bütün kelimeleri büyük harfle başlar. Özel ada dahil olmayan sözler büyük harfle başlamaz. Milliyet gazetesi, Türk Dili dergisi.

11- Kişi isimleri ve soy isimleri büyük harfle başlar. Mehmet Akif Ersoy, Ziya Gökalp, Cahit Sıtkı Tarancı, Ömer Seyfettin. Unvan ve sayı bildiren isimler büyük harfle başlar. Öğretmen Hüseyin, Profesör Kenan, Dr. Coşkun, Binbaşı Ali, Hamdi Bey, Mustafa Efendi, Zeynep Hanım.

12-Tarihe geçmiş kişilerin belirlenmiş, bilinen unvanları, lakapları da büyük yazılır. Yavuz Sultan Selim, Fatih Sultan Mehmet, Nişancı Mehmet Paşa, Safiye Sultan, Şeyhülislam Esad Efendi, Gazi Osman Paşa, Mimar Sinan.

13- Kişilerin takma adları (mahlas) büyük yazılır. Avni: (Fatih Sultan Mehmet) - Muhibbi: (Kanuni Sultan Süleyman) Tarhan: (Ömer Seyfettin) - Mehmet Ali Sel: (Orhan Veli Kanık) - Aydede: (Refik Halit Karay) - Deli Ozan:
(Faruk Nafiz Çamlıbel) - Baki - Fuzulî - Dertli - Kaygusuz Abdal.

14- Din kavramları içinde geçen özel adlar büyük yazılır. Tanrı, Allah, Cebrail, Zeus. Tanrı kelimesi özel bir ad ola-rak kullanılmadığı zaman küçük yazılır. Eski Yunan tanrıları, ilkel kabilelerin tanrıları.

15-Coğrafya ve astronomi ile ilgili yayınlarda Güneş, Dünya, Ay, Merkür gibi gezegen ve yer isimleri büyük yazılır.

16- Özel coğrafya adları büyük yazılır. İstanbul, Konya, Akdeniz, Uludağ, Kızılırmak, Pınarbaşı, Asya, Avrupa, Güneydoğu Anadolu.

17- Ülke adları büyük harfle başlar, ülke adlarından sonra gelen krallık, halk cumhuriyeti, cumhuriyet gibi kelimeler de büyük harfle başlar. Türkiye Cumhuriyeti, Arnavutluk Halk Cumhuriyeti, Birleşik Arap Emirlikleri, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri, Çek Cumhuriyeti.

18-Yabancı yer adlarının bitişik veya ayrı yazılışında yabancıların kullandığı biçimlere uyulur. Hyde Park, New York, Buenos Aires, San Marino.

19-Yabancı dağ, tepe, akarsu, göl adlarının yazılışında, yabancı yazılışlara uyulur. Leman, Mississippi, Frie, Mont Bianc. 20- Bazı yabancı şehir, dağ, göl ve akarsuların adları dilimize Türkçe biçimleriyle yerleşmiştir. Türkçe söylenişe uygun bu adlar Türk yazılış kurallarına uygun olarak yazılır. Viyana (Wien), Marsilya (Marseille), Venedik (Venezia),

21-Yer adlarında ilk isimden sonra gelen deniz, göl, nehir, dağ, boğaz vb. tür bildiren ikinci isimler küçük harfle başlar, İstanbul şehri, Marmara denizi, Erciyes dağı, Meriç nehri. Balkaş gölü. Ancak, ikinci isim özel isme dahil ise ve ikisi birden kastedilen kavramı karşılıyorsa, ikinci isim de büyük harfle başlar. Bu halde dağ, deniz ve göl, boğaz, ırmak kelimeleri büyük harfle yazılır. İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı, Beyşehir Gölü, Tuz Gölü, Rumeli Kavağı, Haymana Ovası, Muş Ovası.

22- Yukarıdaki maddede olduğu gibi mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak geçen bu kelimelerin baş harfleri büyük yazılır. Abbasağa Mahallesi, Eminönü Meydanı, Türk Ocağı Caddesi, Kızılay Meydanı.

23-Özel adlardan meydana gelmiş mahalle, meydan, bulvar, cadde ve sokak adları büyük harfle başlayıp ayrı olarak yazılır. Fevzi Çakmak Caddesi, Cemal Nadir Sokağı, Barbaros Bulvarı.

24- Saray, köşk, han, kale köprü, anıt vb. yapı adlannın bütün kelimeleri büyük harfle başlar. Topkapı Sarayı, Çankaya Köşkü, Mostar Köprüsü.

25- Kurum, kuruluş, işletme, kooperatif, okul, birlik, dernek adlannın her kelimesi büyük harfle başlar. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Dış İşleri Bakanlığı, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Millî Kütüphane, Atatürk Hava Limanı, Edebiyat Fakültesi, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu, Toprak Mahsulleri Ofisi, Et ve Balık Kurumu, İstatistik Enstitüsü, Fakirleri Koruma Derneği, Bakanlar Kurulu.

26- Kurum, merkez, bakanlık, üniversite gibi kuruluş bildiren kelimeler, belli bir kurum kastedildiğinde büyük harfle başlar. Bu yıl Meclis yeni döneme erken başladı.

27- Bazı kuruluşların adlarım yazarken yaygınlık kazanmış şekillerine uyulur. Genelkurmay Başkanlığı, Kara Yolları Genel Müdürlüğü, İç İşleri Bakanlığı. Bu isimler kalıplaşmış olduğu için uygulanan biçimleri ile yazılırlar. 28- Kurum ve kuruluş adlarında yer alan kelimeler bazen söz içinde geçebilirler, o zaman küçük harfle yazılmaları
gerekir. Bugün radyo ve televizyon programları iyi değildi.

29- Hukukla ilgili her kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge,genelge adlannın her kelimesi büyük yazılır. Nutuk, Medenî Kanun, Borçlar Hukuku.

30- Özel ad kendi anlamı dışında yeni bir anlam kazanmışsa küçük harfle başlar, hicaz (makam), acemi (tecrübesiz), amper (elektrik akımı şiddet birimi), allahlık (saf, zararsız). Müzikte kullanılan makam ve tür adları küçük harfle başlar. Nihavent, hicazkar, türkü, varsağı.

31 -Yer ve millet adlarıyla kurulan birleşik kelimelerde özel adlar büyük harfle başlar. Antep fıstığı, Brüksel lahanası, Frenk gömleği, Japon gülü.

TÜRKÇE'DE BİTİŞİK VE AYRIK YAZILAN KELİMELER
Bitişik Yazılması Gereken Kelimeler:

1- Birleşen iki kelimede anlam kaymasına uğrayanlar. Hanımeli (bir bitki), kadıngöbeği (bir tatlı), devetabanı (bir bitki), aslanağzı (bir çiçek).

2- Bileşik kelimelerin bir kısmında sesli harf düşmesi meydana gelmiş olanlar. Pazartesi (pazar ertesi), kaynana (kayın ana), niçin (ne için).

3-Pekiştirilmiş sıfatlar. Sapsarı, sipsivri, dümdüz.

4-Yapı bakımından tam olarak birleşmiş, bileşik kelime halini almış bazı
kelime ve deyimler. Zıpçıktı, çıtkırıldım, dedikodu, gecekondu, külbastı.

5- Farsçadan alınan (hane) kelimesi ile yapılan birleşik kelimeler. Kahvehane, çayhane, yatakhane.

6- Dilimizde bulunan bazı kelimeler, etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile birleşirken ses fazlalaşması (kelimeler yabancıdır, asıllarına benzer duruma gelirler) meydana gelir. Affetmek, halletmek, hissetmek.

7- Dilimize yabancı dillerden girmiş, bugün çok kullandığımız bazı kelimeler etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile birleşirken ikinci hecedeki sesli harflerini düşürürler (asılları gibi olurlar). Emir - emretmek, nakil- nakletmek, şükür o şükretmek, sabır -sabretmek.

8- (a-e-ı-i-u-ü) ekleri kullanılarak yapılmış bileşik fiiller. Uyuyakalmak, bakakalmak, yapabilmek, yazıvermek, öle-yazmak.

9- İki veya daha çok kelimeden meydana gelmiş Türkçe yer adları (İI, şehir, köy). Çanakkale, Eskişehir, Pınarbaşı

10- İki veya daha çok kelimeden meydana gelmiş mahalle ve semt adları. Çengelköy, Beşiktaş, Yenimahalle, Sarıyer.

11- Dağ, tepe, akarsu, göl, deniz adları. Uludağ, Kızıldeniz, Karasu, Acıgöl, Aksu.

Ayrı Yazılması Gereken Kelimeler:

1-Sıfatlarda derece göstermeye yarayan (en, daha) gibi zarflar. En güzel, daha iyi, en fazla, daha soğuk vb.

2- İkilemeler, (ikilemeler dilimizde çok geniş yer tutarlar.) Düşe kalka, gide gide, eski püskü, şıpır şıpır, kem küm, allak bullak.

3- İkilemelerden bazıları bugün kullanılmayan kelimelerden meydana gelir. Anlamsız gibi görünen bu kelimelerin zamanında anlamlı birer kelime olduğu bilinmektedir. Bunlar da diğer ikilemeler gibi yazılır. Ev bark, soy sop.

4- (m) ile yapılmış ikilemeler. Dolap molap, kapı mapı, kitap mitap.

5- İsim hal ekleri ile yapılan ikilemeler: iç içe, göz göze, elden ele, yıldan yıla, yan yana.

6- İyelik eki almış ikilemeler. Boşu boşuna, günü gününe.

7- İsimleri tekrarlamak şeklinde yapılan ikilemeler. Akın akın, kucak kucak, takım takım.

8- Sıfatların tekrarlanması ile yapılan ikilemeler: Tatlı tatlı, diri diri, ağır ağır, güzel güzel.

9- Kökü yabancı olup (be) getirilerek söylenen ikilemeler. Öz be öz, ay be ay.

10-Deyimler (Dilimizde çok sık kullanılmaktadır). Yuvasını yapmak, devede kulak, ununu elemiş eleğini asmış, çalım satmak.

11- (Ev, yurt) kelimeleri ile kurulan bileşik kelimeler. Radyo evi, sağlık yurdu, öğrenci yurdu, aş evi.

12- Ardı sıra, peşi sıra, önü sıra, yanı sıra gibi sözler.

13- İki kelimeyi birleştirip bir bileşik kelime yapıldığında her iki kelime de eski anlamını koruyorsa. Arnavut kaldırımı deniz yolu, Tatar böreği, kuru soğan, tahin helvası, tulum peyniri, çam fıstığı, badem şekeri, bağ bozumu.

14- İsim soylu bir kelime ile etmek, eylemek, olmak yardımcı fiilleri ile
yapılan bileşik fiiller. Yarış etmek, borç etmek, gelin olmak, sağ olmak, el etmek,,

15- Yer adlarında kullanılan Batı, Doğu, Güney, Kuzey, Aşağı, Orta, Yukarı, Küçük, Büyük,: Eski, Yeni, iç ve benzeri, kelimeler. Doğu Anadolu, Batı Trakya, Orta Anadolu, Kuzey Amerika, Kuzeydoğu Anadolu,
Uzak Doğu, İç Anadolu, Küçük Çekmece, Büyük Çamlıca, Büyük Menderes
avatar
Atirpan
Yönetici
Yönetici

Kadın
Mesaj Sayısı : 478
Yaş : 93
Nerden : izmir
Kayıt tarihi : 25/10/07

Kullanıcı profilini gör http://edebiyatsever.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Yukarı ANLATIM BOZUKLUĞU TEST SORULARI

Mesaj tarafından Atirpan Bir Ptsi Kas. 19, 2007 10:46 pm

ANLATIM BOZUKLUĞU TEST - 1
1. Aşağıdakilerden hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Dağların doruklarında su yerine kar yerdik haziran ayında.
B) Dolmuşun içi hamam gibiydi bir de kese atacak biri olsa...
C) Dışarı çıkınca havaların serinlemeye başladığını hissediyorsunuz artık.
D) Kışlık giysiler dolaplardan yavaş yavaş çıkarılmaya başlandı.
E) Ne de olsa mevsimi geldi bu kalın giyeceklerin.

2. Aşağıdakilerden hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Dersimize gelenlerin çoğunu tanıyor, bir şeyler anlatıyor, onları motive ediyorduk.
B) İnsanların yetişmesi onlara görev verilmesi ile sağlanır.
C) Her insan aktifliğin çekirdeği gibidir, bir gün mutlaka fidan olmak için uygun ortamı
bulacaktır.
D) Bazıları soruyu çözüyor, bazıları soruların yanlışlığından söz ediyordu.
E) Giydiğin bu elbiseye taktığın bu kravat çok uygun gitmiş.

3. Aşağıdakilerden hangisinde "-ler,-lar" kullanıldığı yerde anlatım bozukluğunun sebebidir?
A) Annenler dün buradaydılar haberin var mı?
B) O söz: "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir." Türk tarihinde önemli bir sayfa açar.
C) Bu anlaşma birçok batılı, uygar devletler tarafından da onaylandı.
D) Sıkıntılar, dertler, ihanetler hayatında hep bunlarla mücadele etti.
C) Kardeşler arasında, böyle küçük anlaşmazlıklar olması normaldir.

4. Aşağıdakilerden hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?
A) Yüzüme dikkatle bakıyor ve dinliyor.
B) Herkese saygısı var, korkusu yoktu.
C) İşlerini bir plan ve program dahilinde yürütürdü.
D) Sağlıklı ve sıhhatli nesiller yetiştirmek her milletin amacıdır.
E) Sizi tanıyor ve selam yolluyordu.

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Mektebinde okusaydım ben de talebesi olma zevkini tadacaktım.
B) Her şeyden önce bir okuma yönteminiz olmalı.
C) Yoksa okurken çok zaman yitirebilirsiniz.
D) Bir kitabı bastan aşağı okumak gereksiz.
E) Yiğidi siz vefayı da biz gömdük.

6. Cümlede bulunan bir nesne, bazen aynı sözcükten oluşturulacak dolaylı tümleci unutturabilir.Bu tür cümlelerde dolaylı tümleç eksikliği söz konusu olur.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu tür bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Onunla yaptığımız karşılıklı tartışmalara bir süre ara verdik.
B) Yazarın konuya ilgisini çeken, yazmaya iten nedir, belli değil.
C) Sizi önceden tanıyor ve güveniyoruz.
D) Sanatçının dil sorununa eğilmesi, ilgilenmesi gerekir.
E) Sanat insana bir şeyler vermeli ve eğitmelidir.

7. "Bu çocuğun zeki ve yaramaz olmadığını herkes bilir." cümlesindeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerin hangisiyle giderilebilir?
A) "ve" sözcüğü cümleden çıkarılarak.
B) "olmadığını" sözcüğü yerine "olduğu" getirilerek.
C) "ve" den önce "olduğunu" sözcüğü getirilerek.
D) "bilir" sözcüğü yerine "bilmeli" getirilerek.
E) "ve" sözcüğü yerine "fakat" getirilerek.

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?
A) Kesinlikle menfaate dayalı dostluklar uzun sürmeyebilir.
B) Yanılmıyorsam, yarın buraya geleceğini zannediyorum.
C) Onu daha çok bizim bağ evine yaptığımız kaçak ziyaretler sırasında görebilirdik.
D) Yolların kenarlarına güzel çınar ağaçlan ekmişlerdi.
E) O, tüm zorluklara göğüs gerdi, başa çıktı.

YANITLAR : 1-A 2-A 3-C 4-C 5-E 6-C 7-C 8-C

ANLATIM BOZUKLUĞU TEST - 2
1. "Şiir edebiyatın estetik ağırlığı en fazla olan sahadır."
Yukarıdaki cümlede bulunan anlatım bozukluğunun sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Özne - yüklem uyuşmazlığı
B) Nesne eksikliği
C) Aynı anlama gelen kelimelerin kullanılması
D) Gereksiz kelime kullanılması
E) İyelik ekinin kullanılmaması

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?
a. Ne ben ne Ayşe geziye gitmek istemedi.
b. Eserin dili çok sadeydi, fakat konusu sürükleyici değildi.
c. Zengin olmasına rağmen yaşamasını, gezmesini iyi biliyor.
d. Kitabı görmeden Önce içeriği hakkında bir şey söyleyemem.
e. Sizi herkes seviyor, onaylıyor ama yardım etmiyor.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde gereksiz sözcük kullanımından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Hayat düpedüz kopya edilmediği için romancının hayal gücü değiştirir.
b. Roman boyunca bütün tahlil, tasvir ve hükümlerde hep Peyami Safa'yı hissederiz.
c. O gerçeği kabul etmez, uzak durur.
d. O hep çetin ve zor işleri severdi.
e. Fahim Bey tuhaf bir insan olduğu söz götürmez.

4. Aşağıdakilerin hangisinden özne görevindeki sözün çıkarılması cümlenin anlamını bozar?
a. Seninle daha önce de telefonlaşmıştık biz.
b. Onlar bir sene Önce de gösteri yapmışlardı.
c. Bu sorunun cevabını sen geçen hafta vermemiş miydin?
d. Siz daha önce de böyle davranmayacağımıza söz vermemiş miydiniz?
e. Bu konuyla ilgili raporu sadece o biliyor.

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
a. Nükleer enerjiden faydalanırken tabiat tahrip edilmemelidir.
b. Ülkemizin kalkınabilmesi için yetişmiş insan gücü çok önemlidir.
c. Ne zamandır karşılıklı kavga etmiyorlardı, yine başladılar.
d. Devletler, aralarındaki problemleri anlaşma yoluyla çözmelidir.
e. Başkalarından saygı görmek istiyorsak biz de başkalarına saygı göstermeliyiz.

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?
a. Sizinle yakın tarihle ilgili sohbet etmek istiyorduk, bu konuda otorite olarak görüyoruz.
b. Hiçbiri onu karşılamamıştı, görmezden gelmişlerdi.
c. İzmir'de yaklaşık tam yirmi senedir oturuyorlardı.
d. Durmadan fıkra ve nutuk anlatılan bu yerden hemen uzaklaştım.
e. Kaydımın kısa sürede yapılması için çok uğraştım ama bunda başarılı olamadım.

7. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bir anlatım bozukluğu yapılmamıştır?
a. Yetimler yurdundaki çocukların birini bile unutmaz, tek tek ziyaret edip hediyeler alırdı.
b. Televizyonda gösterilen yerli ve Amerikan filmlerinde şiddet ön plandadır.
c. Gramer konusunda oldukça bilgili ancak edebiyatta oldukça zayıftı.
d. O her zaman kendisinden kıdemli olanlara saygı gösterirdi hep.
e. Milli Eğitimle ve dershanemizin ortak çalışması sonucu genel bir sınav yapıldı.

8. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "güya" sözü anlatım bozukluğuna yol açmıştır?
a. Güya akşamları benimle gezmekten mutluymuş.
b. Sana bu iyiliği güya o yapmış.
c. Kardeşinin sünnet düğününde bizi de çağıracaktı güya.
d. Güya ben soruyu cevaplayamazmışım.
e. Sözüm ona güya sen de gelecektin.

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Takımlarımızın Avrupa kupalarında turu geçmelerini bekliyoruz ve inanıyoruz.
b. Yeni sanatçılar arasında çok güzel şiir yazanlar var.
c. Bu, çocukların sınavı kazanmasını sağladı.
d. Sıcağa kalmamak için sabah erkenden yola çıkmak gerekiyor.
e. Bazı yazarlar yazarken toplumu göz önünde bulundurmaz.

10. "Ofiste gürültünün ve kötü manzaralı dekorların karşısında dergi okumak oldukça zordu." cümlesindeki anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
a. Özne - yüklem uyuşmazlığı
b. Tamlama yanlışlığı
c. Tümleç eksikliği
d. Sözcüklerin yanlış yerde kullanılması
e. Gereksiz sözcüklerin kullanılması

YANITLAR : 1-E 2-B 3-D 4-E 5-C 6-E 7-C 8-E 9-A 10-B
avatar
Atirpan
Yönetici
Yönetici

Kadın
Mesaj Sayısı : 478
Yaş : 93
Nerden : izmir
Kayıt tarihi : 25/10/07

Kullanıcı profilini gör http://edebiyatsever.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Yukarı TEST

Mesaj tarafından Atirpan Bir Ptsi Kas. 19, 2007 10:47 pm

ANLATIM BOZUKLUĞU TEST - 3

1. Aşağıdakilerin hangisinde bir anlam belirsizliği söz konusudur?
a. Çalıştığını nerden bileyim.ben falcı değilim ki.
b. Bugüne kadar birçok insanla görüştü ve tanıştı.
c. Senin niçin çalışmadığını kimseye söylemiyor.
d. Gelenlerin selamını alıyor, konuşmuyor.
e. Bu yazarın tüm eserlerini okudum ve inceledim.

2. Aşağıdakilerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Yarın akşam uçakla İstanbul'a gidiyoruz.
b. Ailesi on yıl önce buraya Selanik'ten göç etmiş.
c. Bugüne kadar kimseyi üzmemiş ve küsmemiş.
d. Gelenlere güler yüz gösteriyor, İkramda bulunuyordu.
e. Herkesin derdini dinliyor ve onlara çareler arıyor.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?
a. Cesetleri çok denizde kaldığı için şişmişti.
b. Bu istek, hiç şüphesiz kulağına gitmiş olmalıdır.
c. Aşağıdaki tebliğin yayın ve ilanına karar verilmiştir.
d. Yazılanların hepsi bir iki günlük ömrü olan birer cılız eserlerdir.
e. Hür düşünce, kendi kararlarını kendi verebilmek demektir.

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Olaylar İstanbul'da, bir kenar mahallede geçer.
b. Yazar; sokağın, mahallenin ve dekorların betimlemesinde başarılıdır.
c. Yazarın bütün ilgisinin bu noktalarda toplandığı söylenebilir.
d. O, bir kadın romancı olarak kadın kahramanlarının ruh tahlillerinde başarılıdır.
e. Buna rağmen romanın bir tezi savunduğunu karşı olduğunu söyleyemeyiz.

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
a. O kadar yorgundum kî neredeyse hemen uyuyacaktım.
b. Bu yaramazlara her zaman, uslu olmalarını söylüyorum.
c. Ne zaman doğru dürüst bir iş yapacaksın?
d. Annem ve ben bugün misafirleri karşılamaya gideceğiz.
e. Tek derdim annemi yalnız bırakmış olmaktı.

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Torbanın içine bütün yiyecekleri koyduk, ağzını sıkıca bağladık.
b. Üniversiteyi yeni bitiren dayımın kızı, bu yaz evlenecek, Amerika'ya gidecek.
c. Her sabah kahvaltı yapmadan gazetesini alır ve okur.
d. Önümüzdeki yılın bütün sorularını hazırladık ve gönderdik.
e. Dilekçenin sağ alt köşesine adınızı yazın ve imzalayın.

YANITLAR : 1- A 2-C 3-E 4-E 5-A 6-E

ANLATIM BOZUKLUĞU TEST - 4
1. Uzun zamandır, kendisine gelen pek çok kişinin derdine çare buluyor, bu gibi tehlikeli şeylerden uzak tutmanın yollarını arıyordu.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
a. "Uzun zamandır" söz grubu atılarak.
b. "çare buluyor" yerine "derman oluyor" getirerek.
c. İkinci cümleye uygun özne getirerek.
d. "buluyor" sözcüğünden sonra ""onları" sözcüğü getirerek.
e. "bu gibi yerine böyle getirerek.

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Vaktin bilginlerini toplar, düşüncelerini sorarmış.
b. Kapıya dayanmayın, dün boyandı.
c. Bir şey bilmeyen, bir şey unutmaz.
d. Yüksek yerlerde hem yılana, hem kuşa rastlanır.
e. Siz gidin, ben arkanızdan yetişirim.

3. Aşağıdakilerin hangisinde birden fazla anlatım bozukluğu yapılmıştır?
a. Dün okulumuzu daha önceki Milli Eğitimden sorumlu bakan arkadaşlarıyla birlikte ziyarette bulundu.
b. Hepinizin burnu sürtülecek kurtuluş umudu olmayacak.
c. Aleyhimize dönen dolaplar entrikalar moralimizi kesinlikle bozmaz.
d. Sizinle aynı yaşta yaşıtınız olmayan insanlarla düşüp kalkmayın.
e. Cümledeki nesneleri bulun ve hata olup olmadığını söyleyin.

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Bunlardan hiçbiri bu konuyu bilmiyor bu yüzden sınavı kazanamayacak.
b. Bir cümlede yüklem dışında bir sözcük, eylem veya hüküm vermişse o cümle birleşik cümledir.
c. Daha uzaklara gidebilmekti bütün çabaları.
d. Konunun uzunluğu dinleyicileri bunaltmıştı, dinleyiciler birer ikişer salonu terk etmeye başlamıştı.
e. Konuştuklarımız aramızda kalsın dışarıya karşı mahcup olmayalım.

5. Gereksiz sözcükten kaynaklanan bir anlatım bozukluğunun bulunduğu cümle aşağıdakilerden hangi şıkta vardır?
a. Sadece bir tek sen vardın dün düşümde.
b. Diğer bütün figürlerin gölgeleri kalmıştı.
c. Etkin, benliğimi kavramış, yeni bir şekil vermişti.
d. İrademden ortadan kalkmış, ne yapacağımı bilmez bir durumdaydım.
e. Bu düş yoğunluğundan kendime geldiğimde hala onun etkilerini duyuyordum.

6. ''Eleştirdiği romanların, hikayelerin ince ayrıntıları üzerinde uzun uzun çalışır ve yazarlara doğru yolu gösterirdi."
Yukarıdaki cümlenin anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisi ile giderilir?
a. "romanların" kelimesinden sonra "incelediği" sözcüğü getirerek.
b. "ve" bağlacından sonra "eserini incelediği" söz grubu getirerek.
c. Bağlaçtan önceki yüklem "çalışırdı" şekline getirilerek.
d. "Eleştirdiği" sözcüğü "eleştirilen" şekline getirilerek.
e. "ince" sözü cümleden çıkarılarak.

7. Aşağıdakilerden hangisinde herhangi bir öğe eksikliğinden kaynaklanmayan bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Öznenin ne olduğunu çok iyi biliyor fakat cümlelerde bulamıyordu.
b. Derdini, bize anlattığın gibi gidip onu çözecek makama da anlatmasını söyledi.
c. Genellikle iyi geçinir, dost olurdu ama çok sıkı fıkı olmazdı asla.
d. Yorum gücü gün geçtikçe azalıyor artık dergilerde pek kabul görmüyordu.
e. Eserinin önsözünü çok özenerek yazmasına karşılık pek okunduğunu söyleyemeyiz.

8. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde mantık yanlışlığından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
a. Herkesle bu konu hakkında görüş alış verişi yapmana gerek yok.
b. Yeter ki kendi görüşüne sahip olanları bul ve onların yaptıkları işleri sen de yap.
c. Eleştirmenlere ise hiç gitme çünkü görüşünü daima küçümserler.
d. Onlar değil bir düşünce üretmek herhangi bir düşünce sistemi bile kuramaz.
e. Sadece eksiklik bulur, bunları yerden yere vurarak tatmin olurlar.

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yapılmıştır?
a. Şehirlerimiz gün geçtikçe her gün kalabalıklaşmaya devam ediyor.
b. Özellikle büyük şehirlerimize doğru bir göç patlaması yaşanmaktadır.
c. Bu konuda ne belediyelerin ne de valiliklerin yapabileceği bir şey vardır.
d. Kimse bu işin nasıl çözümleneceğini bilmiyor, sonucunu da öğrenmek istemiyor.
e. Göç edenler de: "Nasıl olsa bize de bir aş ve iş bulunur." düşüncesiyle gelmeye devam ediyor.

10. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde mantık yanlışlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Ülkemizde herkes ehliyet almak için başvurmuyor ama birçok kişi ehliyet alamıyor.
b. Bazı insanlar bisiklet sürmek şöyle dursun daha şoför koltuğuna bile oturmamışlardır.
c. İşi sadece araç sürmek olan bu insan hem yolcularla hem de araçla son derece düzgün hareket ediyor.
d. Yayalara saygılı olmayı bilmeyi bütün şoförlerin öğrenmesi gerekmiyor mu?
e. Bunun yanında yayaların da trafik işaretlerine uyması zorunluluğu gerekmektedir.
YANITLAR : 1-D 2-B 3-A 4-B 5-A 6-E 7-B 8-D 9-A 10-B

ANLATIM BOZUKLUĞU TEST - 5
1. "Bize söylediklerinizde tam bir tezatlık sanatı vardır." cümlesindeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
a. "Bize" sözcüğü "sîzin bize" şeklinde değiştirilerek.
b. "Söylediklerinizde" sözcüğü söylediğiniz şeylerle" şeklinde değiştirilerek.
c. "tezatlık" kelimesi "tezat" şekline getirilerek.
d. Yan cümlenin yüklemi kaldırılarak "her zaman" söz grubu yüklemden önce getirilerek.
e. Yüklem olumsuz yapılarak.

2. Birçok gidenin(I) her biri memnun(II) ki yerinden
Birçok(III) seneler(IV) geçti dönen yok seferinden(V)."
Yukarıdaki mısralarda numaralandırılmış sözcüklerden hangisi anlatım bozukluğunun sebebidir?
a. I b. II c. III d. IV e. V

3. I. Her şeyini bize emanet ederek onurlandıran bu insanlara şükranlarımızı iletin.
II. Bütün emanetlere gözümüz gibi koruyacağımızdan emin olabilirsiniz.
III. Bizim inancımıza göre emanet namus kavramıyla aynı eş değerdedir.
IV. Gerekirse her türlü fedakarlığı gösterir bize emanet edilen şeylerin kılma bile zarar gelmesine izin vermeyiz.
V. Bu sebepten dolayı içiniz rahat etsin, gözünüz arkada kalmasın.
Yukarıdaki cümlelerden kaç tanesinde anlatım bozukluğu vardır?
a. 1 b. 2 c. 3 d. 4 e. 5

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?
a. Ne sen duydun ne ben bizi çağıran bu sesi.
b. Anlaşılmazlık reçetesini alıp yeni ifadeler yaparak yazarlara sunmak mıdır edebiyat.
c. Eğer bu konuda yardım ve destek verilmeden bu işe girmenizi tavsiye etmiyorum.
d. Zaman aşımına uğrayarak geçerliliğini yitiren ve tedavülden kaldırılan paranız varsa değiştirebiliriz.
e. Sanat eseri zamanla etki gücünü yitiriyorsa bu esere gerçek sanat eseri dememiz mümkün değildir.

5. "Uzun uğraşlardan sonra aldığı bu zam onun rahatlamasına neden olmuştu." cümlesinde anlatım bozukluğunu oluşturan sözcüğü değiştirdikten sonra ortaya çıkan yeni anlatım bozukluğunun sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
a. Tümleç eksikliği
b. Yan cümle yüklemi eksikliği
c. Ek yanlışlığı
d. Yanlış anlamda kullanılan sözcük
e. Tamlama yanlışlığı

6. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde nesne-yüklem uyumsuzluğu yoktur?
a. Her zaman bize geleceğini söyler ama hiçbir zaman gelmezdi.
b. Yerine git ve güzelce temizle.
c. Elinin kirini bize gösterdin, cebine bari sokma.
d. Onun yoluna çıkıp kesmeye kalkma.
e. Herkese dikkat et içeri alma.
YANITLAR : 1-C 2-D 3-D 4-E 5-C 6-A
avatar
Atirpan
Yönetici
Yönetici

Kadın
Mesaj Sayısı : 478
Yaş : 93
Nerden : izmir
Kayıt tarihi : 25/10/07

Kullanıcı profilini gör http://edebiyatsever.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Yukarı TEST

Mesaj tarafından Atirpan Bir Ptsi Kas. 19, 2007 10:47 pm

ANLATIM BOZUKLUĞU TEST - 3

1. Aşağıdakilerin hangisinde bir anlam belirsizliği söz konusudur?
a. Çalıştığını nerden bileyim.ben falcı değilim ki.
b. Bugüne kadar birçok insanla görüştü ve tanıştı.
c. Senin niçin çalışmadığını kimseye söylemiyor.
d. Gelenlerin selamını alıyor, konuşmuyor.
e. Bu yazarın tüm eserlerini okudum ve inceledim.

2. Aşağıdakilerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Yarın akşam uçakla İstanbul'a gidiyoruz.
b. Ailesi on yıl önce buraya Selanik'ten göç etmiş.
c. Bugüne kadar kimseyi üzmemiş ve küsmemiş.
d. Gelenlere güler yüz gösteriyor, İkramda bulunuyordu.
e. Herkesin derdini dinliyor ve onlara çareler arıyor.

3. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yoktur?
a. Cesetleri çok denizde kaldığı için şişmişti.
b. Bu istek, hiç şüphesiz kulağına gitmiş olmalıdır.
c. Aşağıdaki tebliğin yayın ve ilanına karar verilmiştir.
d. Yazılanların hepsi bir iki günlük ömrü olan birer cılız eserlerdir.
e. Hür düşünce, kendi kararlarını kendi verebilmek demektir.

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Olaylar İstanbul'da, bir kenar mahallede geçer.
b. Yazar; sokağın, mahallenin ve dekorların betimlemesinde başarılıdır.
c. Yazarın bütün ilgisinin bu noktalarda toplandığı söylenebilir.
d. O, bir kadın romancı olarak kadın kahramanlarının ruh tahlillerinde başarılıdır.
e. Buna rağmen romanın bir tezi savunduğunu karşı olduğunu söyleyemeyiz.

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
a. O kadar yorgundum kî neredeyse hemen uyuyacaktım.
b. Bu yaramazlara her zaman, uslu olmalarını söylüyorum.
c. Ne zaman doğru dürüst bir iş yapacaksın?
d. Annem ve ben bugün misafirleri karşılamaya gideceğiz.
e. Tek derdim annemi yalnız bırakmış olmaktı.

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Torbanın içine bütün yiyecekleri koyduk, ağzını sıkıca bağladık.
b. Üniversiteyi yeni bitiren dayımın kızı, bu yaz evlenecek, Amerika'ya gidecek.
c. Her sabah kahvaltı yapmadan gazetesini alır ve okur.
d. Önümüzdeki yılın bütün sorularını hazırladık ve gönderdik.
e. Dilekçenin sağ alt köşesine adınızı yazın ve imzalayın.

YANITLAR : 1- A 2-C 3-E 4-E 5-A 6-E

ANLATIM BOZUKLUĞU TEST - 4
1. Uzun zamandır, kendisine gelen pek çok kişinin derdine çare buluyor, bu gibi tehlikeli şeylerden uzak tutmanın yollarını arıyordu.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
a. "Uzun zamandır" söz grubu atılarak.
b. "çare buluyor" yerine "derman oluyor" getirerek.
c. İkinci cümleye uygun özne getirerek.
d. "buluyor" sözcüğünden sonra ""onları" sözcüğü getirerek.
e. "bu gibi yerine böyle getirerek.

2. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde özne eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Vaktin bilginlerini toplar, düşüncelerini sorarmış.
b. Kapıya dayanmayın, dün boyandı.
c. Bir şey bilmeyen, bir şey unutmaz.
d. Yüksek yerlerde hem yılana, hem kuşa rastlanır.
e. Siz gidin, ben arkanızdan yetişirim.

3. Aşağıdakilerin hangisinde birden fazla anlatım bozukluğu yapılmıştır?
a. Dün okulumuzu daha önceki Milli Eğitimden sorumlu bakan arkadaşlarıyla birlikte ziyarette bulundu.
b. Hepinizin burnu sürtülecek kurtuluş umudu olmayacak.
c. Aleyhimize dönen dolaplar entrikalar moralimizi kesinlikle bozmaz.
d. Sizinle aynı yaşta yaşıtınız olmayan insanlarla düşüp kalkmayın.
e. Cümledeki nesneleri bulun ve hata olup olmadığını söyleyin.

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Bunlardan hiçbiri bu konuyu bilmiyor bu yüzden sınavı kazanamayacak.
b. Bir cümlede yüklem dışında bir sözcük, eylem veya hüküm vermişse o cümle birleşik cümledir.
c. Daha uzaklara gidebilmekti bütün çabaları.
d. Konunun uzunluğu dinleyicileri bunaltmıştı, dinleyiciler birer ikişer salonu terk etmeye başlamıştı.
e. Konuştuklarımız aramızda kalsın dışarıya karşı mahcup olmayalım.

5. Gereksiz sözcükten kaynaklanan bir anlatım bozukluğunun bulunduğu cümle aşağıdakilerden hangi şıkta vardır?
a. Sadece bir tek sen vardın dün düşümde.
b. Diğer bütün figürlerin gölgeleri kalmıştı.
c. Etkin, benliğimi kavramış, yeni bir şekil vermişti.
d. İrademden ortadan kalkmış, ne yapacağımı bilmez bir durumdaydım.
e. Bu düş yoğunluğundan kendime geldiğimde hala onun etkilerini duyuyordum.

6. ''Eleştirdiği romanların, hikayelerin ince ayrıntıları üzerinde uzun uzun çalışır ve yazarlara doğru yolu gösterirdi."
Yukarıdaki cümlenin anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisi ile giderilir?
a. "romanların" kelimesinden sonra "incelediği" sözcüğü getirerek.
b. "ve" bağlacından sonra "eserini incelediği" söz grubu getirerek.
c. Bağlaçtan önceki yüklem "çalışırdı" şekline getirilerek.
d. "Eleştirdiği" sözcüğü "eleştirilen" şekline getirilerek.
e. "ince" sözü cümleden çıkarılarak.

7. Aşağıdakilerden hangisinde herhangi bir öğe eksikliğinden kaynaklanmayan bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Öznenin ne olduğunu çok iyi biliyor fakat cümlelerde bulamıyordu.
b. Derdini, bize anlattığın gibi gidip onu çözecek makama da anlatmasını söyledi.
c. Genellikle iyi geçinir, dost olurdu ama çok sıkı fıkı olmazdı asla.
d. Yorum gücü gün geçtikçe azalıyor artık dergilerde pek kabul görmüyordu.
e. Eserinin önsözünü çok özenerek yazmasına karşılık pek okunduğunu söyleyemeyiz.

8. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde mantık yanlışlığından kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır?
a. Herkesle bu konu hakkında görüş alış verişi yapmana gerek yok.
b. Yeter ki kendi görüşüne sahip olanları bul ve onların yaptıkları işleri sen de yap.
c. Eleştirmenlere ise hiç gitme çünkü görüşünü daima küçümserler.
d. Onlar değil bir düşünce üretmek herhangi bir düşünce sistemi bile kuramaz.
e. Sadece eksiklik bulur, bunları yerden yere vurarak tatmin olurlar.

9. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu yapılmıştır?
a. Şehirlerimiz gün geçtikçe her gün kalabalıklaşmaya devam ediyor.
b. Özellikle büyük şehirlerimize doğru bir göç patlaması yaşanmaktadır.
c. Bu konuda ne belediyelerin ne de valiliklerin yapabileceği bir şey vardır.
d. Kimse bu işin nasıl çözümleneceğini bilmiyor, sonucunu da öğrenmek istemiyor.
e. Göç edenler de: "Nasıl olsa bize de bir aş ve iş bulunur." düşüncesiyle gelmeye devam ediyor.

10. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde mantık yanlışlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?
a. Ülkemizde herkes ehliyet almak için başvurmuyor ama birçok kişi ehliyet alamıyor.
b. Bazı insanlar bisiklet sürmek şöyle dursun daha şoför koltuğuna bile oturmamışlardır.
c. İşi sadece araç sürmek olan bu insan hem yolcularla hem de araçla son derece düzgün hareket ediyor.
d. Yayalara saygılı olmayı bilmeyi bütün şoförlerin öğrenmesi gerekmiyor mu?
e. Bunun yanında yayaların da trafik işaretlerine uyması zorunluluğu gerekmektedir.
YANITLAR : 1-D 2-B 3-A 4-B 5-A 6-E 7-B 8-D 9-A 10-B

ANLATIM BOZUKLUĞU TEST - 5
1. "Bize söylediklerinizde tam bir tezatlık sanatı vardır." cümlesindeki anlatım bozukluğu aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
a. "Bize" sözcüğü "sîzin bize" şeklinde değiştirilerek.
b. "Söylediklerinizde" sözcüğü söylediğiniz şeylerle" şeklinde değiştirilerek.
c. "tezatlık" kelimesi "tezat" şekline getirilerek.
d. Yan cümlenin yüklemi kaldırılarak "her zaman" söz grubu yüklemden önce getirilerek.
e. Yüklem olumsuz yapılarak.

2. Birçok gidenin(I) her biri memnun(II) ki yerinden
Birçok(III) seneler(IV) geçti dönen yok seferinden(V)."
Yukarıdaki mısralarda numaralandırılmış sözcüklerden hangisi anlatım bozukluğunun sebebidir?
a. I b. II c. III d. IV e. V

3. I. Her şeyini bize emanet ederek onurlandıran bu insanlara şükranlarımızı iletin.
II. Bütün emanetlere gözümüz gibi koruyacağımızdan emin olabilirsiniz.
III. Bizim inancımıza göre emanet namus kavramıyla aynı eş değerdedir.
IV. Gerekirse her türlü fedakarlığı gösterir bize emanet edilen şeylerin kılma bile zarar gelmesine izin vermeyiz.
V. Bu sebepten dolayı içiniz rahat etsin, gözünüz arkada kalmasın.
Yukarıdaki cümlelerden kaç tanesinde anlatım bozukluğu vardır?
a. 1 b. 2 c. 3 d. 4 e. 5

4. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu yoktur?
a. Ne sen duydun ne ben bizi çağıran bu sesi.
b. Anlaşılmazlık reçetesini alıp yeni ifadeler yaparak yazarlara sunmak mıdır edebiyat.
c. Eğer bu konuda yardım ve destek verilmeden bu işe girmenizi tavsiye etmiyorum.
d. Zaman aşımına uğrayarak geçerliliğini yitiren ve tedavülden kaldırılan paranız varsa değiştirebiliriz.
e. Sanat eseri zamanla etki gücünü yitiriyorsa bu esere gerçek sanat eseri dememiz mümkün değildir.

5. "Uzun uğraşlardan sonra aldığı bu zam onun rahatlamasına neden olmuştu." cümlesinde anlatım bozukluğunu oluşturan sözcüğü değiştirdikten sonra ortaya çıkan yeni anlatım bozukluğunun sebebi aşağıdakilerden hangisidir?
a. Tümleç eksikliği
b. Yan cümle yüklemi eksikliği
c. Ek yanlışlığı
d. Yanlış anlamda kullanılan sözcük
e. Tamlama yanlışlığı

6. Aşağıdaki cümlelerden hangisinde nesne-yüklem uyumsuzluğu yoktur?
a. Her zaman bize geleceğini söyler ama hiçbir zaman gelmezdi.
b. Yerine git ve güzelce temizle.
c. Elinin kirini bize gösterdin, cebine bari sokma.
d. Onun yoluna çıkıp kesmeye kalkma.
e. Herkese dikkat et içeri alma.
YANITLAR : 1-C 2-D 3-D 4-E 5-C 6-A
avatar
Atirpan
Yönetici
Yönetici

Kadın
Mesaj Sayısı : 478
Yaş : 93
Nerden : izmir
Kayıt tarihi : 25/10/07

Kullanıcı profilini gör http://edebiyatsever.blogcu.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Yukarı Geri: DİL BİLGİSİ KONULARI

Mesaj tarafından Sponsored content


Sponsored content


Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz